Aktif Ventures Genel Müdürü Yasemin Evsahibioğlu: "2026’da önceliğimiz Apilion’u sınır ötesi bir ölçeğe taşımak"
- Efkan Kula

- 2 gün önce
- 3 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 1 gün önce
Aktif Ventures Genel Müdürü Yasemin Evsahibioğlu, Fintek Haber’in özel dosyası kapsamında yaptığı değerlendirmede 2025’in fintech’in altyapıya dönüştüğü bir eşik olduğunu vurgularken; 2026’yı finansın görünmezleştiği ve gömülü deneyimlerin küresel ölçekte büyüdüğü bir geçiş yılı olarak tanımlıyor. Evsahibioğlu, 2026’da Apilion’u küresel ölçekte konumlandırmayı, API, yapay zekâ ve güven odaklı çözümlerle finansı hayatın doğal parçası haline getirmeyi hedeflediklerini söylüyor.

Finansal teknolojiler dünyasında 2025 yılı, ürünlerin ve çözümlerin ötesinde deneyimin, görünmezliğin ve ekosistem yaklaşımının konuşulduğu bir dönüm noktası oldu. Fintek Haber’in özel dosyası kapsamında görüştüğümüz Aktif Ventures Genel Müdürü Yasemin Evsahibioğlu, fintech’in artık “ne yaptığıyla” değil, hayatın hangi anlarında fark edilmeden değer yarattığıyla tanımlandığını söylüyor. Açık bankacılıktan izinli veri ekonomisine, yapay zekâdan regülasyon mimarisine uzanan bu dönüşümde Aktif Ventures’ın rolünü ve 2026 hedeflerini paylaşan Evsahibioğlu, Apilion’un küresel ölçekte konumlandırılmasından güven ve uyum odaklı yeni iş birliklerine kadar uzanan stratejik yol haritasını Fintek Haber için anlattı.
Soru: Sektörünüz ve şirketiniz açısından 2025 yılı değerlendirmelerinizi ve 2026 yılına ilişkin beklentilerinizi ve hedeflerinizi paylaşabilir misiniz?
2025’i tek bir cümleyle tarif etmem gerekirse şunu söylerim: Fintech’in “ne yaptığı” değil, “nerede görünmezleştiği” konuşuldu. Bu yıl boyunca sahada, masalarda, regülasyon gündemlerinde ve ürün ekiplerinin yol haritalarında aynı yönü gördük: Fintech, bir sektör olmaktan çıkıp deneyimin içine karışan bir altyapı haline geliyor. Kullanıcı artık “finansal ürün” aramıyor; ihtiyacını, tam ihtiyacı olduğu anda, en doğru koşulla karşılamak istiyor. Hikâyeyi artık ürünler değil, bu kusursuz deneyim yazıyor.
2025’te ekosistemde belirginleşen üç ana sinyal vardı. İlki, açık bankacılığın ötesine geçen izinli veri ekonomisinin olgunlaşması: Veri paylaşımı yalnızca teknik bir entegrasyon konusu değil, güvenin ve şeffaflığın diline dönüştü. İkincisi, yapay zekânın “ek özellik” olmaktan çıkıp karar mekanizmasının kendisi haline gelmesi: risk yönetimi, dolandırıcılık önleme, kredi tahsisi ve kişiselleştirmede refleksler insan hızının ötesine taşınmaya başladı. Üçüncüsü ise regülasyon mimarisinin artık sadece sınır çizen değil, doğru tasarlandığında yeniliği güvenle ölçekleyen bir çerçeveye evrilmesi oldu. Türkiye’nin asıl avantajı, bu üç dinamiğin aynı anda olgunlaşma potansiyeli.
Aktif Bank ekosisteminin bir üyesi olarak Aktif Ventures tarafında 2025, bizim için bir “yıl sonu değerlendirmesi” değil; rolümüzün adını koyduğumuz bir dönemeçti. Biz 2025’te şunu daha net gördük: Türkiye’nin potansiyelini açığa çıkaracak şey tekil başarı hikâyeleri değil; birbirini besleyen, ortak standartlarla büyüyen bir ekosistem omurgası. Bu yüzden kendimizi yalnızca bir yatırım/iş birliği yapısı olarak değil, Türkiye’nin dijital ekonomisinin omurgasını güçlendiren ve bölgesel gücüyle ekosistem mimarlığı yapan bir yapı olarak konumluyoruz. Bu yaklaşım, içinde yer aldığımız Aktif Bank ekosisteminin benimsediği bakış açısıyla da birebir örtüşüyor. Aktif Bank çatısı altında, tekil başarıların ötesine geçen; fintekler, bankalar ve teknoloji oyuncularının rekabetle iş birliğini aynı anda üretebildiği bir ‘rekaberlik’ anlayışıyla sektörel büyümeyi hızlandıran bir yapı inşa ediliyor. Bu bütünsel ekosistem yaklaşımının, yalnızca bireysel kazanımlar değil, finansal teknolojiler alanında sürdürülebilir ve kalıcı bir değer üretmenin en sağlıklı yolu olduğuna inanıyoruz.
2026 hedeflerimizin merkezinde Apilion var. Apilion’u yalnızca bir API platformu olarak değil; Türkiye’yi küresel finansal teknoloji ekosistemiyle buluşturan stratejik bir altyapı oyuncusu olarak konumlandırıyoruz. Bugün 1.000’i aşkın fintech ve bankacılık API’sini tek merkezde toplayan bu yapı, bizim için yalnızca teknik bir entegrasyon kolaylığı değil; gömülü finans çağında doğacak yeni iş modellerinin ve kullanıcı deneyimlerinin mümkün hale gelmesini sağlayan temel bir ekosistem katmanı anlamına geliyor. 2026’da önceliğimiz ise başlattığımız global iş birliklerini somut partnerliklere, ticari açılımlara ve uluslararası satış kanallarına dönüştürerek Apilion’u sınır ötesi bir ölçeğe taşımak.
İkinci stratejik odağımız, güven ve uyumun yeni tanımı: Siber güvenlik, RegTech ve yapay zekâ destekli otomasyon artık destekleyici değil, belirleyici. Finansal sistemler büyüdükçe, hız kadar güven de rekabet avantajına dönüşüyor. Bu alanda kuracağımız iş birlikleriyle ekosistemdeki oyuncuların daha güvenli, daha hızlı ve daha uyumlu şekilde ölçeklenmelerini hedefliyoruz.
Sonuç olarak 2026’yı bir “takvim yılı” değil, bir geçiş yılı olarak görüyorum: Bankaların müşteriye gittiği dönemden; finansın hayatın içine karıştığı çağa geçiş… Bu çağda kazananlar, fintech’i ayrı bir ürün değil; veri, yapay zekâ ve API’lerle hayatın doğal parçası haline getirebilenler olacak. Biz de Aktif Ventures olarak; Aktif Bank ekosisteminin bütünsel büyümesiyle uyumlu, sürdürülebilir bir performansla, bu geleceğe uyumlanan değil onu tasarlayan, yönlendiren ve hızlandıran aktörlerden biri olmayı hedefliyoruz.
Fintek Haber
ÖZEL DOSYA - FİNTEK 2026




Yorumlar