Küresel staking pazarı 245 milyar dolara ulaştı
- Efkan Kula

- 21 May
- 2 dakikada okunur
Paribu Custody webinar serisinin dördüncüsünde, BCTR Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılar Çalışma Grubu'nun "Kripto Varlıklarda Sermaye Verimliliği Araçları: Staking, Lending ve Borrowing" başlıklı raporu ışığında, bu mekanizmaların hukuki, vergisel ve operasyonel boyutları değerlendirildi.

Kripto varlık saklama hizmeti sağlayıcısı Paribu Custody, düzenli olarak gerçekleştirdiği webinar serisinin dördüncüsünü tamamladı. Blockchain Türkiye Platformu (BCTR) Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcılar Çalışma Grubu tarafından hazırlanan ve lansmanı Paribu Art'ta gerçekleştirilen "Kripto Varlıklarda Sermaye Verimliliği Araçları: Staking, Lending ve Borrowing" raporu ışığında, Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Avukat Doçent Dr. Pınar Çağlayan Aksoy ve Paribu Hukuk Müşaviri Aysu Düz'ün katılımıyla ele alındı.
Staking teknik bir süreç, lending ve borrowing finansal bir ilişki
Pınar Çağlayan Aksoy, staking, lending ve borrowing kavramlarını birbirinden ayıran temel unsurun, gerçekleştirilen işlemin teknik bir ağ katılımı mı yoksa karşı taraf riskini içeren finansal bir ilişki mi olduğu noktasında düğümlendiğini belirtti. European Banking Authority (EBA) ve European Securities and Markets Authority’nin (ESMA) 2025 tarihli ortak raporunda da staking kavramının "blok ödülleri üretebilen doğrulayıcı ayrıcalıkları karşılığında kripto varlıkların hareketsiz hâle getirilmesi" şeklinde tanımlandığını hatırlatan Aksoy, lending ve borrowing’de kullanıcının kripto varlığını getiri beklentisiyle başka bir tarafa geçici olarak devrettiğini, faiz ya da benzeri bir ekonomik getiri taahhüdünün bulunduğunu ve stakingden farklı olarak karşı taraf riskinin ortaya çıktığını ifade etti.
Aksoy, bu ayrımın hukuki açıdan kritik olduğunun altını çizerek, bir işlemin staking, lending veya borrowing olarak nasıl nitelendirildiğinin; hak sahipliğinden iflas durumundaki alacak sırasına, vergisel rejimden yetkili düzenleyici otoriteye, birçok alanı doğrudan etkilediğini söyledi.
Küresel staking pazarı 245 milyar dolara ulaştı
Paribu Hukuk Müşaviri Aysu Düz, BCTR raporundaki verilerden hareketle pazarın ölçeğini paylaştı. Düz'e göre 2026 başı itibarıyla küresel staking pazarı yaklaşık 245 milyar dolar büyüklüğüne ulaştı. Staking platform pazar büyüklüğünün 2024'te 4,2 milyar dolar olarak kaydedildiğini, 2033'e kadar 23,7 milyar dolara ulaşması beklendiğini söyleyen Aysu Düz, “Lending ve borrowing tarafında ise 2025 üçüncü çeyrek itibarıyla kripto teminatlı toplam borç hacminin 73,59 milyar dolara ulaştığını ve DeFi lending 40,99 milyar dolar ile piyasanın yaklaşık %56'sını, CeFi’ın 24,37 milyar dolar ile %33'ünü oluşturduğunu biliyoruz” diye konuştu.
Türkiye'de staking mümkün ancak operasyonel sınırlar dar
Türkiye'deki düzenleyici çerçeveyi aktaran Aysu Düz, TÜBİTAK altyapı kriterlerinin kilitleme işlemlerinin yalnızca sıcak cüzdanlarda yapılabileceğini hüküm altına aldığını hatırlattı. Platformların ve saklama kuruluşlarının en fazla %5’lik varlığı sıcak cüzdanlarda tutabilmesi nedeniyle, staking'e konu olabilecek müşteri varlık oranının pratikte çok düşük kaldığını ifade eden Düz, soğuk cüzdanlarda da kilitleme mekanizmasının mümkün hale gelmesinin ekosistemin gelişmesi açısından faydalı olacağı yönündeki görüşlerini düzenleyici kurumlarla paylaştıklarını söyledi.
Saklama teknolojisi teknik bir altyapının ötesine geçiyor
Webinarın kapanışında, Pınar Çağlayan Aksoy, staking ve lending işlemlerinde kullanıcı varlıkları üzerindeki fiili hakimiyetin platforma veya saklama kuruluşuna geçmesiyle birlikte ciddi bir özen borcunun doğduğunu, iflas senaryolarında varlık ayrıştırmasının ve işlem kayıtlarının hukuki ispat standartlarını karşılamasının kritik önem taşıdığını vurguladı.
Aysu Düz ise saklama kuruluşlarının bu süreçlerde özel anahtar yönetimi, kural motoru, çoklu onay mekanizmaları ve işlem bütünlüğünü sağlayan taraf olarak konumlandığını belirtti. SPK'nın staking işlemlerini platformlara değil saklama kuruluşlarına vermesinin temelinde de bu teknolojik gerekliliklerin yattığını ifade eden Düz, platformların saklama kuruluşu tercihinde hem uyum süreçlerini hem de bu tür ürünlere yönelik saklama kapasitesini ve inovasyona uyumu dikkate alması gerektiğini söyledi.




Yorumlar