top of page

Neo Portföy: 2026 yatırım stratejilerinde "Akıllı Denge" dönemi başlıyor

Neo Portföy, 2026 yılı için küresel ve yerel piyasalarda yatırım kararlarını şekillendirecek temel dinamiklere dikkat çekti. Jeopolitik risklerin, kamu borçluluğunun ve para politikalarına yönelik belirsizliklerin gündemde kalmaya devam ettiği bu dönemde; enflasyonla mücadelede sağlanan ilerleme ve faiz döngüsünde normalleşme beklentilerinin, doğru varlık dağılımı yapan yatırımcılar için yeni fırsatlar yaratabileceği vurgulandı.


Neo Portföy Kurumsal Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Çiğdem Nalbantoğlu
Neo Portföy Kurumsal Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Çiğdem Nalbantoğlu

Neo Portföy, yayınladığı bir duyuruyla küresel ve yerel piyasalara ilişkin beklentilerini paylaştı. Jeopolitik riskler, yüksek kamu borçluluğu ve para politikalarındaki belirsizliklerin etkisini koruduğu bir döneme girilirken; enflasyonla mücadelede kaydedilen ilerleme ve faiz döngüsünde normalleşme sinyallerinin, doğru stratejilerle önemli yatırım fırsatları yaratabileceği açıklandı.


Neo Portföy Kurumsal Satış ve Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Çiğdem Nalbantoğlu, piyasalara ilişkin değerlendirmesinde 2026 yılında yatırım anlayışında nitelikli bir dönüşüm yaşanacağını ifade ederek şunları söyledi:


“Önümüzdeki dönemde yatırımcıların yönünü, kısa vadeli dalgalanmalardan ziyade piyasa koşullarına uyum sağlayabilen, risk-getiri dengesini sürdürülebilir biçimde yöneten stratejiler belirleyecek. Seçici olmak, 2026’nın en kritik yatırım refleksi olacak.


Türkiye perspektifi: Dezenflasyon ve öngörülebilirlik kritik


Küresel ölçekte merkez bankalarının faiz indirimi sürecine ne zaman ve hangi hızda gireceği, varlık fiyatlamalarının ana belirleyicilerinden biri olarak öne çıkıyor. Dijitalleşme, yapay zekâ, savunma sanayi ve enerji dönüşümü gibi yapısal temalar sermaye akımlarını yönlendirirken; Avrupa ekonomisinde toparlanma sinyalleri ve küresel ticaret hacmindeki artış, gelişmekte olan ülkeler için destekleyici bir zemin oluşturuyor.


Türkiye özelinde ise makroekonomik dengelenme sürecinin devamı, para politikasında öngörülebilirliğin artması ve dezenflasyon sürecinin korunması yatırım ortamı açısından kritik önem taşıyor. Finansman koşullarındaki iyileşme ve sermaye girişlerinin sürdürülebilirliği, 2026 yılında Türkiye varlıklarına yönelik iştahı artırabilecek başlıca faktörler arasında gösteriliyor.”


Neo Portföy’e göre bu dönemde yatırımcıların tek bir varlık sınıfına odaklanmak yerine, portföylerini farklı piyasa senaryolarına karşı dayanıklı hale getirmeleri gerekiyor. Aktif yönetilen yatırım fonları, reel varlık temalı enstrümanlar ve seçici hisse senedi yatırımları, piyasa koşullarına uyum kabiliyetleri sayesinde ön plana çıkarken; faiz-enflasyon dengesinde normalleşmenin sürmesiyle birlikte sabit getirili menkul kıymetler yeniden cazip bir zemin sunuyor.


Yurt dışı piyasalarda ise teknoloji, sağlık, savunma sanayi, finans, enerji, veri merkezleri ve çip üreticileri gibi sektörlerin 2026 yılında yatırımcıların radarında olmaya devam etmesi bekleniyor. Yapay zekâ, robotik ve blockchain gibi alanlardaki hızlı gelişmeler, bu sektörlerin büyüme potansiyelini destekleyen temel unsurlar olarak öne çıkıyor. Bu alanlara doğrudan hisse yatırımıyla ya da uzman yönetimi sunan fonlar aracılığıyla erişim sağlanabileceği belirtiliyor.


Emtia ve Eurobond cephesinde beklentiler


Emtia cephesinde altın, jeopolitik risklerin ve küresel belirsizliklerin sürdüğü bir ortamda güvenli liman özelliğini korurken; enerji dönüşümü ve altyapı yatırımlarının etkisiyle bakır, aliminum, paladyum, platin gibi baz metallerin orta ve uzun vadede desteklenebileceği öngörülüyor. Tarımsal emtialar ise iklim krizi ve arz riskleri nedeniyle yatırımcıların yakından takip etmesi gereken alanlar arasında yer alıyor.


Eurobond’lar, özellikle faizlerin zirve seviyelere yakın seyrettiği bu dönemde döviz bazlı düzenli getiri arayan yatırımcılar için önemini koruyor. Faiz indirimi beklentilerinin güçlenmesi ve ülke risk priminde yaşanabilecek iyileşmeler, orta vadeli eurobond’larda değer artışı potansiyeli yaratabilir.


Fon ve BES yatırımcılarına öneriler


Fon ve BES yatırımcıları açısından ise uzun vadeli bakış açısını koruyan, piyasa dalgalanmalarına karşı disiplinli kalan yatırımcıların önümüzdeki dönemde daha istikrarlı bir birikim süreci yakalayabileceği ifade ediliyor. Aktif yönetilen ve piyasa koşullarına hızlı uyum sağlayabilen fonların, 2026 yılında yatırımcılar açısından daha avantajlı bir zemine sahip olacağı öngörülüyor.


2026’nın ana teması: Seçicilik


Neo Portföy, 2026 yılında yatırım araçlarında seçiciliğin ön plana çıkacağını; istikrar arayan yatırımcılar için sabit getirili enstrümanların, büyüme arayanlar için ise sınırlı ancak nitelikli fırsatların belirleyici olacağını vurguluyor. Değişen piyasa koşullarına uyum sağlayan, iyi çeşitlendirilmiş portföyler ise önümüzdeki dönemin kazanan stratejileri arasında yer alıyor.


Küresel gündem


Küresel piyasalarda merkez bankalarının faiz indirimi sürecine ne hızda ve hangi ölçekte gireceği, 2026 yılının ana belirleyicilerinden biri olacak. Dijitalleşme, yapay zekâ, savunma sanayi ve enerji dönüşümü gibi yapısal temaların sermaye akımlarını yönlendirmesi beklenirken; Avrupa ekonomisinde toparlanma ve küresel ticaret hacmindeki artış, gelişmekte olan ülkeler için destekleyici bir zemin oluşturabilir.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page