PIONR CEO'su ve Kurucusu Yakup Sezer: "2026'da sistem kurucu modelimizi Avrupa ve Orta Doğu'ya taşımayı hedefliyoruz"
- Efkan Kula

- 4 saat önce
- 4 dakikada okunur
2025’in fintech ekosistemi için bir “dayanıklılık testi” olduğunu vurgulayan PIONR CEO’su ve Kurucusu Yakup Sezer, regülasyonların sıkılaştığı bu dönemin sektörü daha kurumsal ve sürdürülebilir bir yapıya taşıdığını söylüyor. Sezer’e göre 2026 ise güvenin, derinleşmenin ve global açılımın öne çıktığı yeni bir büyüme evresine işaret ediyor.

Fintek Haber’in sektörün dönüşümünü mercek altına aldığı özel dosya kapsamında sorularımızı yanıtlayan PIONR CEO’su ve Kurucusu Yakup Sezer, 2025 yılını hem Türkiye fintech ekosistemi hem de PIONR için kritik bir eşik olarak değerlendiriyor.
Regülasyonların sertleştiği, denetimlerin yoğunlaştığı ve finansal suçlarla mücadelenin gündemi belirlediği bu dönemin, sektörde tarihi bir konsolidasyonu beraberinde getirdiğini belirten Sezer, “Türkiye fintech sektörü artık bir deneme alanı değil; yalnızca regülasyona tam uyumlu, kurumsal ve dayanıklı yapıların ayakta kalabildiği bir olgunluk seviyesine ulaştı” diyor.
PIONR cephesinde ise 2025’in, venture-builder vizyonunun sahada karşılık bulduğu bir yıl olduğunu vurgulayan Sezer; Tahsildar’ın 40 milyar TL’yi aşan işlem hacmi, 120 bini aşkın KOBİ ve 850’den fazla kurumsal müşteriyle yakalanan ölçeğin yanı sıra, gömülü finans çözümleriyle yaratılan 1 milyar TL’lik kredi hacminin altını çiziyor.
2026’ya ilişkin beklentilerini “güven ve sürdürülebilirlik” ekseninde şekillendiren Yakup Sezer, açık bankacılık, dijital cüzdanlar, gömülü finans ve dijital TL başlıklarında yeni bir büyüme dalgasının kapıda olduğunu ifade ediyor. Yeni ürünler "Mark" ve "Teda" hakkında da bilgiler veren Sezer, PIONR’ın sistem kurucu modelini Avrupa ve Orta Doğu pazarlarına taşımaya hazırlandıklarını söylüyor.
2025: Dayanıklılık Testi, 2026: Güven ve Derinleşme Yılı
"2025 yılına girerken sektörün genel beklentisi 'hız' odaklıydı ancak yılın özeti 'dayanıklılık, sürdürülebilirlik ve yeniden yapılanma' oldu. Düzenleyici tarafta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), yıl boyunca hem standartları yükselten hem de piyasa disiplinini artıran kritik adımlar attı. Açık bankacılık ve dijital cüzdan alanında uyum süreçleri yeniden tanımlanırken; FAST ve TR Karekod gibi altyapılar büyümeye devam etti. TCMB ayrıca 'Ödemelerin Merkezi' platformunu devreye alarak ödeme ekosistemine ilişkin projeleri tek çatı altında görünür hale getirdi. BDDK ise temassız ödeme limitini 2.500 TL’ye çıkarırken, yapay zekâ ve yeni nesil bankacılık modellerine yönelik regülasyon hazırlıklarına hız verdi.
Ancak hepimizin de yakından takip ettiği gibi, yılın en sert ve belirleyici gündemi finansal suçlarla mücadele oldu. Sektörümüz tarihinin en ağır denetim dalgalarından birini yaşadı. TCMB ve BDDK’nın attığı sıkı adımlar fintech dünyasında kartların yeniden dağıtılmasına ve tarihi bir konsolidasyona neden oldu.
Yatırım cephesinde ise; Küresel risk iştahının dalgalı olduğu bir dönemde Türkiye fintech ekosistemi dikkat çeken turlara sahne oldu. Özellikle yatırım teknolojileri, dijital varlıklar, regtech ve ödeme orkestrasyonu gibi alanlardaki büyüme hikâyeleri yatırım çekmeye devam etti. Bu tablo, sektörün sadece 'hızlı büyüyen' değil; aynı zamanda regülasyonla uyumlu, denetime dayanıklı ve uluslararası ölçek hedefleyen bir yapıya evrildiğini kanıtladı.
2025’in bize göre ana mesajı çok netti:
Türkiye fintech sektörü artık bir 'deneme alanı' değil. Standartların yükseldiği, denetimin sıkılaştığı ve sadece regülasyona tam uyumlu kurumsal yapıların ayakta kalabildiği bir olgunluk eşiği aşıldı."
Pionr ve Tahsildar: Krizde Büyüyen "Güvenli Liman"
"Bizim açımızdan ise 2025, 'venture-builder' vizyonumuzun sahada rüştünü ispatladığı bir yıldı. Amiral gemimiz Tahsildar, işlem hacminde yıllık hacimde 40 milyar TL seviyesini aştı.
Bugün 120.000’den fazla KOBİ ve 850+ kurumsal müşteri finansal süreçlerini bize emanet etmiş durumda. Onlara sadece ödeme altyapısı sunmakla kalmadık; 'Gömülü Finans' (Embedded Finance) alanında attığımız adımlarla, tarım sektörü başta olmak üzere nakit sıkışıklığı yaşayan işletmelere 1 Milyar TL’lik bir kredi hacmi yaratarak 'can suyu' olduk. Yani 2025’i sadece büyüyerek değil, müşterilerimize finansal sürdürülebilirliği sağladığımız bir yıl olarak kapattık."
2026 Beklentisi: Oyunun Kuralı Artık "Güven" ve "Sürdürülebilirlik"
“2026’ya bakarken öne çıkan beklenti; daha temiz, daha şeffaf ve daha kurumsal bir ekosistemde, açık bankacılık, dijital cüzdanlar, gömülü finans ve dijital TL gibi başlıklarda yeni bir büyüme dalgasının başlaması. Bu iklimde, müşteri tarafında ibrenin 'güven' unsuruna döneceğini öngörüyoruz. Arkasında güçlü finansal yapılar bulunan, lisanslı ve kurumsal kuruluşlar müşterinin ilk tercihi olacak.
Ayrıca global devlerin Türkiye pazarına girme ihtimali de masada. Bu gelişme, rekabeti artık sadece 'fiyat' üzerinden değil; 'teknoloji, kullanıcı deneyimi ve hizmet kalitesi' eksenine çekecektir."
Yeni Hedefler: "İkiz Kardeşler" Devreye Giriyor
"Biz bu yeni döneme çoktan hazırız. 2026’da ekosistemimize iki yeni güç katmaya hazırlanıyoruz:
Mark: Küçük işletmeleri lisans ve bürokrasi yükünden kurtaran, anında ödeme almalarını sağlayan pratik POS çözümümüz.
Teda: Tedarik zinciri finansmanını dijitalleştirerek, alıcı ve satıcı arasındaki nakit akışı sorununu çözen platformumuz.
Yapay zekâ destekli şirket skorlama altyapımızla derinleşirken, rotamızı artık globale çeviriyoruz. Türkiye’de kurduğumuz ve başarısını kanıtladığımız bu sağlam 'sistem kurucu' (system builder) modeli, 2026 itibarıyla Avrupa ve Orta Doğu pazarlarına taşımayı hedefliyoruz."
Fintek Haber
ÖZEL DOSYA - FİNTEK 2026




Yorumlar