Özel Röportaj: Paribu Kripto Varlık Saklama Kuruluşu A.Ş. Genel Müdürü Abdulkadir Kahraman
- Efkan Kula

- 14 saat önce
- 3 dakikada okunur
Yerli teknolojiyle küresel hedef: Paribu Custody dijital varlık saklamada yeni dönem açıyor
Türkiye’nin kendi geliştirdiği teknolojisiyle hizmet veren ilk ve tek dijital varlık saklama hizmeti sağlayıcısı olan Paribu Custody, finansal kurumlar ve blokzincir ekosistemi için güvenli bir altyapı sunuyor. Fintek Haber’e konuşan Paribu Kripto Varlık Saklama Kuruluşu A.Ş. Genel Müdürü Abdulkadir Kahraman; dijital egemenlikten küresel büyüme hedeflerine, yeni nesil kripto finans ürünlerinden bireysel kullanıcılara yönelik planlara kadar farklı konularda değerlendirmelerde bulundu.

Kripto varlık ekosisteminde regülasyonların hız kazanmasıyla birlikte güvenli saklama altyapıları sektörün en kritik başlıklarından biri haline geldi. Türkiye’de geliştirilen yerli teknoloji altyapısıyla öne çıkan Paribu Custody, bankalardan finansal kuruluşlara, kripto varlık platformlarından blokzincir girişimlerine kadar geniş bir ekosisteme hizmet sunuyor. Paribu Custody ekibi tarafından geliştirilen ColdShield® teknolojisi; MPC, SGX ve HSM teknolojilerini bir araya getiren çok katmanlı güvenlik mimarisiyle dijital varlıkların güvenliğini sağlamayı hedefliyor. Paribu Kripto Varlık Saklama Kuruluşu A.Ş. Genel Müdürü Abdulkadir Kahraman ile dijital varlık saklama pazarının gelişimini, Paribu Custody’nin ortaya çıkış hikâyesini ve şirketin gelecek vizyonunu konuştuk.
Paribu Custody platformu hangi ihtiyaçtan yola çıkarak geliştirildi? Süreç nasıl ilerledi?
Aslında bu ürün, Paribu’nun kendi hikâyesinin bir sonucu. Paribu, 2017 yılında kripto varlıkların tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de hızla yaygınlaşmaya başladığı dönemde kuruldu. Kripto varlık alım satımına aracılık eden bir platform olarak büyürken, kullanıcı varlıklarının güvenli şekilde saklanması ihtiyacı da kritik hale geldi.
Başlangıçta bu yapı Paribu platformunun kendi içinde yer alıyordu. Ancak 2024 yılında SPK düzenlemeleriyle birlikte önemli bir dönüşüm yaşandı. Yeni mevzuat kapsamında, kripto varlık platformlarının doğrudan saklama hizmeti veremeyeceği ve yatırımcıların varlıklarının lisanslı saklama kuruluşlarında tutulması gerektiği netleşti.
Biz de bu dönüşümü bir fırsat olarak değerlendirerek mevcut bilgi birikimimizi bağımsız bir ürün haline getirdik ve Paribu Custody platformunu hayata geçirdik. Bu yapının arkasında mühendislerden ve bilgi teknolojileri uzmanlarından oluşan yaklaşık 50-60 kişilik bir ekip bulunuyor. Tamamıyla Türkiye’de geliştirilen, Paribu’nun yıllara dayanan deneyimini ve teknik uzmanlığını yansıtan bir altyapıdan söz ediyoruz.
Paribu Custody, yerli teknoloji geliştirme açısından nasıl bir değer taşıyor?
Bugün egemenlik kavramı denince aklımıza yalnızca fiziksel sınırlar gelmiyor; dijital egemenlik de artık stratejik bir başlık haline geldi. Bunu finans sistemlerinden savunma sanayisine kadar birçok alanda görüyoruz. Dünya giderek daha dijital bir yapıya dönüşürken, kritik teknolojilerin yerli imkânlarla geliştiriliyor olması büyük önem taşıyor.
Türkiye’deki mühendislik kapasitesinin ve insan kaynağının oldukça güçlü olduğuna inanıyoruz. Şirketimizin kurucusu Yasin Oral da milli teknolojiyi destekleyen bir vizyon ortaya koyuyor. Eğer bu ürünü kendimiz geliştirmeseydik, dışarıdan satın almak durumunda kalacaktık. Bu nedenle Paribu Custody’nin hem dijital egemenlik hem de finansal bağımsızlık açısından önemli katkılar sunduğunu düşünüyoruz.
Uluslararası büyüme planlarınız arasında neler var?
Öncelikli hedefimiz Türkiye’deki platformlara ve finansal kuruluşlara hizmet sunmak. Bunun ardından özellikle Körfez bölgesinde dijital varlık saklama hizmeti vermeyi planlıyoruz.
Orta ve uzun vadede ise uluslararası ölçekte faaliyet gösteren bir teknoloji şirketine dönüşmeyi hedefliyoruz. Ürünün teknik yapısı ve güvenlik mimarisi sayesinde küresel rekabette avantaj sağlayabileceğimize inanıyoruz. Paribu olarak sektörü iyi tanıyoruz; ihtiyaçları, operasyonel gereklilikleri ve kullanıcı beklentilerini yakından biliyoruz. Bu nedenle Paribu Custody’nin yalnızca Türkiye için değil, farklı pazarlarda da güçlü bir karşılık bulacağını düşünüyoruz.
Önümüzdeki dönemde hangi yeni projeler gündemde olacak?
Şu anda üzerinde çalıştığımız projelerden biri, kullanıcıların kripto varlıklarını belirli bir süre kilitleyerek gelir elde edebileceği bir sistem. Geleneksel finansta mevduat ya da repo sistemine benzeyen bu modelde, örneğin Ethereum gibi ağlar üzerinden kullanıcıya ek getiri sağlanabiliyor. Network’lerin bu tür yapılara ihtiyacı bulunuyor ve bu modellerin önümüzdeki dönemde daha da yaygınlaşacağını düşünüyoruz.
Bir diğer odak alanımız ise ödünç verme mekanizmaları. Kullanıcıların sahip oldukları kripto varlıkları belirli koşullarla ödünç verebildiği ve daha sonra geri alabildiği sistemler üzerinde çalışıyoruz.
Ayrıca geleneksel finans ürünlerinin tokenize edilmesini de önemli bir dönüşüm alanı olarak görüyoruz. Kira sertifikaları, tahviller ve mevduat benzeri araçların tokenize edilerek dijital platformlarda alınıp satılabilir hale gelmesini bekliyoruz. Bu dönüşümün finans dünyasında yeni bir dönemin kapısını aralayacağına inanıyoruz.
Fintek Haber




Yorumlar